Hürses
14 Temmuz 2020 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > Tavında!
Cafer AKSAY

Tavında!

06.08.2018 15:36 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

Tavında!

Değerli Dostlar; bu hafta sizlerle yine çok güzel bir konuyu paylaşalım istedim. "Yapılacak olan işlerin zamanında yapılması" Hani Atalarımız bunun için; "Demir tavında dövülür." Demiş ya, ne de güzel söylemişler.

Her işin yapılması gereken belli bir zamanı vardır. Bu zamanı iyi tutturabildiğimiz müddetçe başarılı işler çıkarabiliriz. Ancak zamansız yaptığımız işler verimsiz bir şekilde sonuçlanır veya olumlu sonuç hiç alınmaz. 

Demirciler, demiri istedikleri gibi şekillendirmek için onu belli bir dereceye kadar ısıtırlar. Belirlenen bu sıcaklığa erişen demir artık şekillenmek için hazır hale gelecek kadar yumuşamıştır. Tam da bu zamanda çekiçle demire vurulduğum zaman, demirin şekil alması kolay olur. Ancak hazır hale gelmeden dövülmeye kalkışılırsa hiçbir netice elde edilemeyecek ve demir istenen şekli alamayacaktır. 

Bu atasözü genel olarak tüm atasözlerinde olduğu gibi mecazi anlam taşımaktadır. Özellikle çocuk yetiştirme düşünüldüğünde çocuklara bazı alışkanlıklar ve yetenekler sadece belirli yaş aralıklarında kazandırılabilir. Buna eğitim bilimlerinde kritik dönem adı verilirken kritik dönemi geçen bir davranışı çocuğa kazandırmak imkansız olmasa da çok zordur. Ancak bu atasözü genel anlamda tüm yaptığımız işleri zamanında yapmayı kapsamaktadır.

Bazen çeşitli girişimlerde bulunmamız için gerekli zamanın veya şartların oluşması gerekir. Zamanı gelmeyen ve tüm koşulları sağlanmadan yapılan işlerde başarıyı yakalamak pek mümkün değildir. Bir insanı eğitmek için en verimli olan yaşlar çocukluk yaşlarıdır. Bu yaşlarda eğitim almayan bir insan büyüdükten sonra çok zor öğrenir Oysa küçük yaştaki çocukların öğrenmesi daha etkilidir. 

Bu husus hayatımızın her alanında geçerlidir. Aşağıda paylaşacağımız hikayede olduğu gibi değerli Dostlar.

Bir kız vardı, talibi çoktu. Ama o hiç birini istemedi. Bir delikanlı talip oldu, onu da kabul etmedi. Zengin,  daha yakışıklı birisi ile evlenmek istiyordu. Nihayet talip delikanlı şehirden ayrıldı. Yıllar geçti şehre döndü. Merak etti;  acaba bu kız evlendi mi diye. Birisine sordu, o da evlendi diyerek evini gösterdi. Evin güzel bir bahçesi vardı, rengarenk güller ve çiçeklerle donanmış. Derken bahçe kapısı açıldı, bir kişi çıktı; başında saçı yok, kilolu, çirkin birisi. Zengin de değildi. Adam gittikten sonra zile bastı. Kapıyı açan hanım zile basanı tanıdı. Adam neden böyle çirkin bir kişi ile evlendiğini sordu. Kadın cevabı bir şey isteyerek vereceğini söyledi. "Şu bahçeden bana en güzel gülü getir" dedi kız. "Ama bir şartım var; geriye dönmeden bakacaksın güle" dedi. Adam sarı güzel bir gül gördü, tam koparacaktı daha güzel pembe bir gül gördü, onu koparacaktı ki daha güzel diyerek başka bir kırmızı gül goncası gördü. Onu koparmadan bahçenin sonuna geldiğini farketti.Baktı ki bahçenin sonunda solmuş, yaprakları dökülmekte olan bir gül var, ondan daha güzeli yok. Onu kopardı ve kıza getirdi. "İşte anladın mı neden o adamla evlendiğimi?" dedi kız.

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : Tavında!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.