Hürses
06 Nisan 2020 Pazartesi
Cafer AKSAY

NİYET!

20.08.2018 09:47 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

NİYET!

Değerli Dostlar; bu hafta sizlerle"niyet" konusunu paylaşalım istedim.

Niyet: (sözlükte) Bir şeyi yapmayı zihninde tasarlama, önceden isteyip düşünme, kendi kendine karar verme, kişinin içindeki bir amaca yönelme istek ve düşüncesidir. Diğer tanım ise; fal gibi kullanılmak üzere yazılıp katlanmış ya da şekerlere sarılmış kâğıt parçası olarak verilmiştir.

İslam'da yapılan amellerin değeri niyete göre belirlendiği için, niyetin önemli bir yeri vardır. Kuran-ı Kerim'de, dua ederken Cenab-ı Hakk'ın rızasını dileyen yoksulların bu özelliği şöyle övülür: "Sabah akşam Rabbine, sırf O'nun rızasını dileyerek dua edenleri huzurundan kovma. Sen kafirlere, kâfirler de sana hesap verecek değildir. Yoksulları kovarsan, zâlimlerden olursun" (el-En'âm, 7/52).

Kureyş'in ileri gelenleri, Hz. Peygamber'den yoksulları yanından uzaklaştırması şartıyla görüşebileceklerini bildirmişlerdi. Hz. Peygamber de sadece onlar gelmek istediklerinde bunu kabul edebileceğini bildirince bu ayet inmiş, yoksullar saf niyet ve ihlâsları sebebiyle Yüce Allah'ın yardımına mazhar olmuşlardır.

Hz. Ömer (r.a)'den rivayet edilen bir hadiste de şöyle buyurulur: Ameller ancak niyetlere göredir. Herkes için ancak niyet ettiği şey vardır. Kimin hicreti Allah ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de dünya veya bir kadınla evlenmek için ise, onun hicreti de, hicret ettiği şeyedir" (Buhârî, Bed'ül-Vahy, 1, İman, 41, Nikâh, 5, Talâk,11, Menâkıbul-Ensar, 45, Itk, 6, Eymân, 23; Müslim, İmâre, 155; Ebû Dâvud, 11, Tirmizî, Fazâilül-Cihâd, 16). İmam Şâfiî ve diğer bazı âlimler, bu hadisin İslam'ın üçte birini teşkil ettiğini, yine İmam Şâfiî'nin; fıkhın yetmiş konusunun bu hadis-i şerifle bağlantılı olduğunu söylediği nakledilir (Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi, A. Davudoğlu, İstanbul 1972, IX, 118).

Ebu Dâvud şöyle demiştir: "Hz. Peygamberden beşyüz bin hadis yazdım. Bunlardan hükümler konusunda dörtbin sekizyüz hadis seçtim. Zühd ve takvâya dair hadislere gelince; onları kitabıma almadım. Bir kimseye bunlardan dini için aşağıdaki dört tanesi yeter: 1) Ameller niyetlere göredir. 2) Helâl ve haram açıklanmıştır. 3) Kişinin kendini ilgilendirmeyen şeyleri bırakması müslümanlığının güzelliğindendir. 4) Sizden biriniz, kendisi için sevip arzu ettiği şeyi mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek mümin olamaz hadisleridir" (A. Davudoğlu, a.g.e., IX, 118, 119).

NAR HİKAYESİ

Geçmiş zamanlarda hükümdarın biri maiyetiyle gezerken bir bahçede çalışmakta olan bir ihtiyarı görünce ona selam vermek, hal ve hatırını sormak maksadıyla bahçeye yönelmiş. 

Hal ve hatır faslından sonra ihtiyar bahçesindeki ağaçlardan biraz nar kopartıp hükümdara ve maiyetine ikram etmiş. 

Hükümdar narı yiyince tadına hayran kalmış. O güne kadar bu lezzette bir nar yemediğini fark etmiş. 

O anda kalbine bir kötü düşünce hücum etmiş;  ihtiyardan bu bahçeyi satın alayım, vermek istemez ise de gücümü kullanır, zorla alırım. Parası da neyse veririm,  diye düşünmüş. 

Bu arada lezzetine doyamadığı nardan bir tane daha istemiş. İhtiyar gidip bir nar daha getirmiş. Ama bu seferki narda öncekinden zerrece bir iz yokmuşcasına ekşi mi ekşi bir nar... 

Hükümdar kızmış:

-- İhtiyar,  daha önce hangi ağaçtan getirdiysen o ağaçtan getir! 

İhtiyar sakince mukabele etmiş:

-- Aynı ağaçtan hatta aynı daldan getirdim hünkarım. 

-- Peki niye önceki hiç yemediğim kadar tatlı,  diğeri hiç karşılaşmadığım kadar ekşiydi? 

İhtiyar bilge bir adam, biraz hisleri kuvvetlice...

Gülümsemiş ve şöyle demiş:

-- Hünkarım bu bahçedeki her nar ilk yediğiniz nardan farksızdır. İlk gelişiniz benim gönlümü almak, benim hatırımı yapmak içindi. Ama sonra niyyetinizi değiştirdiniz. Birinci narın tadı sizin ilk niyyetinizin güzelliğinden idi.Sonra niyyetinizi değiştirince narın da tadı değişti. Siz niyyetinizi düzeltmezseniz size hangi narı getirirsem getireyim asla tatlı olmayacaktır.

Bize sevimsiz gelen her şey aslında niyyetlerimizde gizli. Eşler ve arkadaşlar da....

Niyetlerimizi düzeltirsek hepsinin ne kadar harika kişiler olduğunu anlayacağız. 

Ama niyet bir kere bozuldu mu artık düzeltmek pek de kolay olmuyor. 

En zoru da nedir bilir misiniz?  Bazen şeytan sizin başlangıçtaki harika niyetinizi sahtesi ile değiştirir. Siz başlangıçtaki niyyetinizin değiştiğini günlerce yol aldıktan sonra fark edersiniz. Hele bir de geriye dönme fırsatınız yoksa bütün emekleriniz bir "hırsızın" (nefsinizin) gaddarlığına heba olur gider. 

Benim ÜSTADIM sürekli şöyle telkin ederdi:

«Yola iyi bir niyetle çıkmak yetmez. Sürekli niyyetini kontrol et. Aynı niyet mi yoksa yerine bir başkası mı geçmiş?  Çünkü sadece amelin başındaki niyete bakmıyorlar; sonunu da aynı niyetle getirebildin mi ona bakıyorlar."

Keşke niyetlerimizi de çalınmaktan koruyacak kiralık kasalarımız olsaydı. Ne yazık ki yok...

Kalbinizin kapılarını sıkı sıkı kapatın...Niyetleriniz çalınmasın.

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : NİYET!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.