16 Kasım 2018 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > Işığı Yaymak!
Cafer AKSAY

Işığı Yaymak!

07.11.2018 10:07 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

Işığı Yaymak!

Değerli Dostlar; bu hafta sizlerle çok güzel bir hikâyeden yola çıkarak " ışığı yaymak, bilgiyi yaymak ya da sevgiyi yaymak" diye ele alabileceğimiz bir konuyu paylaşalım istedim.

Sizlerde biliyorsunuz ki, acılar paylaştıkça azalır; sevgi paylaştıkça çoğalır. Bilgi ve ışıkta böyledir. Şayet uygun ortam ve zemin var ise paylaştıkça çoğalır. İsterseniz hikâyemize geçelim.

Amerika’da küçük bir kasabada, genç bir adam kendi işini kurar. Yaptığı iş, perakendeciliktir. Dürüst ve dost canlısıdır. İnsanlar da onu çok severler. Alışverişlerini ondan yaparlar, eşine dostuna onu tavsiye ederlerdi.

Bir yıl içinde küçük bir dükkandan ülke çapında yayılan bir zincir oluşturur genç adam. Evlenir, çoluk çocuğa karışır. Üç oğlu olur.

Yıllar geçer, yaşlanır. Bir gün hastalanır. Hastaneye kaldırılır. Doktorlar durumundan endişelidir.

Adam oğullarını çağırır. Şöyle der çocuklarına:

- İçinizden biri yıllar boyu uğraşarak kurduğum şirketimin başına geçecek Hanginizin bunu hak ettiğine karar vermek için, her birinize birer dolar veriyorum. Şimdi gidip bu birer dolarla ne alabiliyorsanız alacaksınız, ama bu akşam geri döndüğünüzde paranızla aldığınız şey hastane odamı bir uçtan bir uca doldurmalı.

Çocuklar bu başarılı şirketi yönetme fırsatı karşısında heyecana kapılırlar. Üçü de şehre gidip parasını harcarlar. Akşam geri döndüklerinde babaları en büyük oğluna sorar:

- Oğlum bir dolarla ne yaptın?

Oğlu cevap verir:

- Arkadaşınım çiftliğine gittim. Bir doları verdim ve iki balya saman aldım.

Sonra odadan dışarı çıktı, saman balyalarını getirdi, açtı ve havaya savurmaya başladı. Oda bir anda samanlarla dolmuştu. Ama biraz sonra samanların tamamı yere indi, ancak babasının söylediği gibi odayı bir uçtan öbür uca dolduramadı. Adam ortanca oğluna sordu:

- Peki oğlum sen paranla ne yaptın?

- Yorgancıya gittim, iki tane yastık aldım, der ortanca oğlu.

Bunu söyleyen çocuk yastıkları içeri getirdi, açtı ve tüyleri bütün odaya dağıttı. Havada uçuşan tüyler biraz sonra yere düştü, böylece oda yine dolmamıştı

- Sen küçük oğlum, sen paranı ne yaptın? diye sordu adam.

- Dolarımı cebime koyup senin yıllar önceki dükkanın gibi bir dükkana gittim. Dükkanın sahibine parayı verdim ve bozmasını istedim. Dolarımın 50 centiyle bir kalem aldım, 40 centini şehrimizdeki iki yardım kurumuna bağışladım. Böylece bir onluğum kaldı. Bununla iki şey aldım.

Çocuk elini cebine atıp bir kibrit kutusu ve bu mum çıkardı. Işığı kapatıp mumu yakınca, oda mumun yaydığı ışıkla dolmuştu. Oda samanla veya tüyle değil, bir uçtan öbür uca ışıkla dolmuştu. Baba memnundu.

- Çok iyi oğlum. Bu şirketin başına sen geçeceksin, çünkü yaşam hakkında çok önemli bir şeyi, ışığını yaymayı biliyorsun. (Alıntıdır.)

 

Etiketler : Işığı Yaymak!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.