Hürses
06 Nisan 2020 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > İLMİ SİYASET!
Cafer AKSAY

İLMİ SİYASET!

31.12.2018 16:55 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

İLMİ SİYASET!

Değerli Dostlar; bu hafta sizlerle "ilmi siyaset" konusunu paylaşalım istedim.

Bugün toplum olarak sosyal ilişkilerimizde hiçte iyi değiliz. Birbirimizi anlamıyor ya da yanlış anlıyoruz. Herkes birbirine karşı ön yargılı davranıyor. Birbirimizi dinlemiyoruz. Belki bilgi toplumu oluyoruz. Ya da bilgi toplumu olduğumuzu iddia ediyoruz. Kültür seviyemiz artıyor. Ekonomik olarak rahatlıyoruz. Fakat insani ilişkilerimizde de bir o kadar geriliyoruz. Dedikoducu bir millet olmaya doğru gidiyoruz. Hayata hep olumsuz yönden bakıyoruz. İyimser olanları da hayalperest olarak değerlendiriyoruz. Birbirimizi destekleyeceğimize köstek oluyoruz. İyi yanlarımızı görmüyor, hep eleştirecek bir yanımızı buluyoruz. Birbirimize güvenmiyoruz. Herhangi bir iyiliği Allah rızası için yaptığımızı söylersek gülüp geçiyorlar. “Hadi canım sende.” diyorlar. “Sen kimi kandırıyorsun.” gibi sözlere muhatap oluyorsunuz. İnsanlar adeta suizan içinde yüzüyorlar.  Bu kadar olumsuzluğun olduğu bir yerde insanlar mutlu olabilir mi? Allah aşkına. Bu toplum huzur ve saadeti yakalayabilir mi? 

Bunun altında yatan ne, niye bu hale geldik? Bunun en önemli sebebi “neyi, nerede, ne zaman, nasıl” söyleyeceğimizi, yani ilmi siyaseti bilmememizden kaynaklanmaktadır. İlmi siyaset neyi, nerede, ne zaman, nasıl söyleyeceğimizi bizlere öğretir. Eğer bunları yani neyi, nerede, ne zaman, nasıl söyleyeceğimizi ya da davranacağımızı bilemezsek bu toplumda çatışma kaçınılmaz hale gelir. Çatışmanın olduğu bir yerde kesinlikle huzur ve mutluluk olmaz. Ve yukarıda saydığımız bütün bu olumsuzluklar aynen yaşanır. Bugünkü olumsuzlukların temelinde ilmi siyaseti bilmememiz yatmaktadır.

İlmi siyaset sadece siyasetçiyi ilgilendirmez. O herkesi ama herkesi ilgilendirir. Çöpçüsünden çiftçisinden tutun da profesöründen öğretmenine kadar hemen herkesi ilgilendirir. Bir esnafın gelen müşterisine nasıl davranacağını bilmediğini düşünün, ürünü satabilir mi? Bir âlim düşünün çok bilgili, kültürlü ama bilgi ve kültürünü aktarmasını bilmiyor. İlmi siyaset denince akıllara hemen o meşhur hikâye gelmektedir:

Çok eski zamanlarda ülkeye nam salmış bir medrese varmış. Bu medreseden mezun olmak çok zormuş. Bu medreseye bir genç girmiş çok başarılı bir öğrenciymiş okulu birincilikle bitirmiş. Hocaları demişler ki sen çok başarılı bir öğrencisin fakat bizim ilmi siyaset diye bir dersimiz daha var bu dersi okumak okumamak senin isteğine bağlı öğrenci hayır ben okulu bitirdim artık okumak istemiyorum diye ayrılmış medreseden.

 O zamanlar araç falan yok giderken karşısına bir köy çıkmış köye vardığında köylüler hoş geldin yabancı diye köy odasında bir yatak vermişler. Genç gece orada kaldıktan sonra ertesi gün köylülerle birlikte camiye gitmiş camide imam anlatıyormuş... Şunu yapmazsanız yanarsınız bunu yaparsanız eliniz kesilir bacağınız kesilir bizim genç hocaya müdahale etmiş hoca efendi senin anlattıkların böyle değil sen yalan konuşuyorsun demiş. Hoca bakmış köylünün gözünde itibar kaybedecek ey cemaat bu aramıza nifak sokmak için gelmiş bunun katli vaciptir diye köylüyü gence karşı kışkırtmış bizim genç zor kurtulmuş köylülerin elinden.

Hemen oradan medreseye geri dönmüş. Medresede ki hocaları genci karşılarında görünce;

-Niye geldin diye sormuşlar.

-Genç İlmi siyaset dersi okumaya demiş.

-Hocaları geleceğini biliyorduk ama bu kadar erken geleceğini tahmin etmemiştik demişler.

Neyse bizim genç üç ay ilmi siyaset dersi okumuş medreseden ayrılmış. Tekrar aynı köye gitmiş. Tabii bu süre içinde sakal bırakmış tipini değiştirmiş. Köyün girişinde köylülere kendisinin ülkede çok ünlü olan okuldan mezun olduğunu söylemiş.  Köyün ileri gelenleri hürmetle karşılamışlar. Köyün en güzel evinde misafir etmişler.

Ertesi gün köylülerle birlikte yine camiye gitmişler. Yine aynı hoca aynı şeylerden konuşuyor köylüler gence hocalarını nasıl bulduklarını sormuşlar. Genç vallahi sizin hoca gibi hoca zor bulunur ben diyorum ki sizin hocanın sakalından bir kıl koparan cennete gider demiş. Bu söz üzerine köylülerin tamamı hocadan bir kıl koparmak için hocaya saldırmışlar. Hoca köylülerin altında eziliyormuş. Başını şöyle bir yukarı kaldırmış. Gence seni tanıdım demiş sen geçen günlerde buraya gelen kişisin ama “İLMİ SİYASET” okumuşsun demiş.

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : İLMİ SİYASET!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.