Hürses
13 Temmuz 2020 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > EĞRİ BACANIN!
Cafer AKSAY

EĞRİ BACANIN!

24.02.2020 10:31 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

EĞRİ BACANIN!

 

Değerli Dostlar bu hafta sizlerle incelik ve ince düşünce konusunu paylaşalım istedim.

Bu hususa aşağıda paylaşacağım hikaye ilham vermiştir.

İncelik: İnce olma durumu. İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket.

Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri olarak tanımlanmaktadır.

Her şey incelikten insan kabalıktan kırılır.( Mevlana)

Kaba bir kimsenin elinden hayat suyu bile olsa içme. (Hz. Ali)

Fikri zarif olan kişinin sesi kaba da olsa yine zariftir.

Aslında buna kinaye dememiz daha doğru olur. Kinâye veya alegori, bir fikri kapalı, dolaylı olarak anlatan üstü örtülü söz olarak geçmektedir.

İşte hikayemiz:

Padişahın biri veziriyle birlikte gezintiye çıkmış. Gezi sırasında bir köye gelmişler. Küçük, şirin bir evin önünde oturmuş, örgü ören bir genç kız görmüşler. Padişah kızın yanına yaklaşıp sormuş:

– Merhaba kızım. Baban evde mi?

Kız: – Babam evde yok! Azı çok etmeye gitti.

Padişah: – Annen evde mi?

Kız: – Annem de evde yok! O da biri iki etmeye gitti.

Padişah: – Kızım eviniz çok güzel ama bacası eğri.

Kız: – Bacası eğridir ama dumanı doğru tüter.

Padişah: – Sana bir kaz yollasam yolar mısın?

Kız: – İzninizle en ince tüylerine kadar yolarım!

Padişah kıza “Öyleyse selametle kal!” deyip, veziriyle tekrar yola koyulmuş.

Saraya varınca padişah vezirine sormuş:

– Kız ile ne konuştuğumuzu anladın mı?

Vezir: – Doğruyu söylemek gerekirse anlamadım padişahım, demiş.

Padişah: – O hede tez vakitte git öğren! Yoksa seni vezirlikten azlederim! demiş.

Vezir telaşla fırlamış. “Nasıl öğrenirim?” diye düşünürken, en iyisi ilk ağızdan bilgi almak deyip, gitmiş padişahın konuştuğu kızı bulmuş.

Vezir: – Aman kız, hanım kız!…

Biz bu gün yanımda biriyle senin yanına gelmiştik. Yanımdaki kişi senle sohbet etmişti. O sohbette konuştuklarınız ne anlama geliyordu? Onları bana bir deyiver. Dile benden ne dilersen.

Kız: – Konuştularımızı açıklarım ama her cevap için on altın isterim, demiş. Vezir kabul etmiş. Kız anlatmaya başlamış:

– O amca bana babamı sorduğunda “Azı çok etmeye gitti” demekle; babamın çiftçi olduğunu, tarlaya tohum ekmeye gittiğini anlatmak istedim. Vezir on altını vermiş, kız devam etmiş:

– O amca annemi sorduğunda “Annem biri iki etmeye gitti” demekle; annemin ebe olduğunu, doğum yaptırmaya gittiğini anlatmak istedim. Kız vezirden on altın daha alıp devam etmiş:

– Amca “Eviniz çok güzel ama bacası eğri” demekle; benim güzel olduğumu ama gözlerimin şaşı olduğunu söyledi. Ben de “Bacası eğridir ama dumanı doğru tüter” diyerek; şaşıyım ama gözlerim iyi görür demek istedim.

Vezir kıza on altınını verip hemen atılmış:

– Peki ya “Sana bir kaz yollasam yolar mısın?” ne demek?

Kız tebessüm edip açıklamış:

– O kaz da sizsiniz, demiş. Bunları öğrenmek için bana onlarca altın verdiniz!…

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : EĞRİ BACANIN!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.