VAHAP SEÇER MİSAFİR OLUYOR.
04 Aralık 2020 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > DİLİMİZE...
Cafer AKSAY

DİLİMİZE...

26.10.2020 09:08 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

DİLİMİZE...

 

Değerli Dostlar; dil en önemli iletişim aracımızdır. Duygu ve düşüncelerimizi ancak dil aracılığıyla aktarabiliriz.

Yazı dili, konuşma dili ve beden dili olarak aktarmamız mümkündür.

Bir toplumu dejenere etmek istiyorsanız işe önce dilden başlamalısınız.

Konumuz bu gün aslında dilimize doladığımız bir çok deyim ya da sözlerimizdir. Bunları öfke ile birleştirip beddua okumak yerine, dua şeklinde sarf etmemiz hem bizim hem de diğer insanlar için çok güzel olacağından, dilimize dua cümleleri dolansın ve bunların belli başlı olanlarını ele alalım istedim.

Günlük hayatımızda bazen kendimiz bazen de çevremizdeki insanlar için çeşitli dileklerde bulunur, dualar ederiz. Hayatımızın her anında kullandığımız dilek ve dua cümleleri gönlümüzü rahatlattığı gibi karşımızdaki insanlara da sevgimizi yansıtır. Bu dilek ve dualarımızın hepsinde Allah’ı (c.c.) hatırlar ve yüceltiriz. Aynı zamanda Allah’ın (c.c.) yardımını isteriz. Dilek ve dua ifadeleri dilimize öyle yerleşmiştir ki onlar olmadan konuşmalarımız eksik ve zayıf kalır.

Bir kişiden iyilik ve yardım gördüğümüzde, “Allah razı olsun.” diyerek o kişinin Allah’ın (c.c.) hoşnut olacağı bir kul olması için dua etmiş oluruz.

Birini yolcu ederken “Allah’a emanet ol.” deriz. O da bize “Allah’a ısmarladık.” diyerek karşılık verir.

Bir hastayı ziyaret ettiğimizde “Allah şifa versin.” ifadesini kullanır, böylece Rabbimizin yardımıyla iyileşmesi için dua ederiz.

Yapacağımız bir iş için veya bir buluşmaya gideceğimiz zaman “İnşallah” diyerek o işin Allah’ın (c.c.) dilemesi ile gerçekleşeceğine inanırız.

 Olay veya durumla karşılaştığımızda, şaşkınlık veya sevinç hallerimizde Allah’ın (c.c.) istediği olur anlamında “Maşallah” deriz.

Ders çalışan veya sınava hazırlanan birine “Allah zihin açıklığı versin.”,

Alışveriş yaparken “Allah bereket versin.”,

Bir işle uğraşan kişiye “Allah kolaylık versin.”,

Yakını vefat eden birine “Allah sabır versin.”,

Bebeği olan birine “Allah analı babalı büyütsün.” gibi dileklerde bulunur, dualar ederiz.

Günlük konuşmalarımızda kullandığımız bütün bu dilek ve

dualar Yüce Allah’a olan bağlılığımızı hayatımızın her anında ifade etmemizi sağlar. Ayrıca bu ifadeler insanlar arasındaki ilişkileri güzelleştirir. Kendimiz için böyle dilek ve dualarda bulunulması nasıl hoşumuza gidiyorsa, başkalarına bu dileklerde bulunmak da onları hoşnut eder. İnsanlar arasında sevginin artmasını sağlar. Hz. Peygamber, kendimiz için isteğimiz güzel şeyleri başkaları için de istememiz gerektiğini şu hadisiyle ifade etmiştir: “Hiçbiriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.”

(Beddua Yerine Dua)

Ma'rûf-ı Kerhi Hazretleri bir gün talebelerini toplar Dicle kenarındaki hurmalıklara çekilir sohbet ederler. Bu esnada nehirden bir kayık geçer. İçinde birkaç bıçkın genç. Hem içki içerler, hem şarkı söylerler. Bir ara hepten şirazeden çıkar, naralar atarlar. Talebeler bu edepsizliğe çok bozulur. Hatta içlerinden bazıları:

-Ah şu kayık bir devrilse de günlerini görseler, derler.

Ardarda patlayan kahkahalardan ders yapılamaz olunca mübarek o yana döner. Ellerini açar ve;

- Ya Rabbi, Sen bu kullarını dünyada neşelendirdiğin gibi ahirette de neşelendir. Onlara hidayet ve istikamet nasip eyle, der.

İşte tam o sıra gençlerden biri sahildeki sohbetin farkına varır, arkadaşlarını uyarır. Mübareği görünce derlenir toparlanırlar. Hatta sazlarını kırar, destileri suya atarlar. Mahçup mahçup gelir, Şeyh Mar'uf'un ellerine kapanırlar. O günden sonra sohbetin müdavimlerinden olurlar.

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : DİLİMİZE...
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.