Hürses
06 Nisan 2020 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > DİKKAT EDİN!
Cafer AKSAY

DİKKAT EDİN!

04.02.2019 13:32 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

DİKKAT EDİN!

Değerli Dostlar bu hafta sizlerle “değerli malı olanın bağırmaz” konusunu paylaşalım istedim.

Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu?

Kıymetli malı olanlar bağırmaz.

Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz.

Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz.

İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.

Popçular, rockcılar boğazlarını patlatana kadar bağırıp duruyor.

Ama Dede Efendi'yi okuyanlar bağırmıyor.

İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.

(Necip Fazıl Kısakürek)

İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak mecburiyetinde hissederler. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.

Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.

Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar. Çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile lüzum kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini hakiki olarak seven iki insanın yakınlığı böyle bir özellik taşır."

İkiyüzlü insanların en temel özellikleri yalandır. İki gözünü de feda eder, sizin tek gözünüzü çıkarmak için. (Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz. Pazarcı bağırır ama kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. Düşünen bağırmaz. Çünkü bağıran insan düşünemez.) Düşünen insan yaşadığı dünyayı sahiplenen ancak doyacak kadar ondan alandır. Öyle ise dünyanın nefesini, insanın nefesini çalan kim? Bağırmaktan duymuyor, görmüyor, bilmiyor, öğrenmiyoruz. Oysa bakınca görür, bakılınca görülürsünüz!

Görebilmek; inancın, özgürlüğün temsilcisidir. Yazılar da bazen masum değildir. Yazanın kalp atışları gibi denize sessiz de akabilir. Ancak birisi doğru bir söz söylüyorsa bu biraz da dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

 İnsanlar kendilerine göre oluşturdukları şöhrete sahiptirler ama eninde sonunda birileri mutlaka arkasına bakar. Her alanda yeni bir şeyler bekler ama karşılaştığında onu tartmaktan, anlamaktan acizdir. Bu yüzden kendine göre olanı süzüp alır hayattan. Kendi gibidir seçtikleri, özümsedikleri. Saflığı, katıksız olanı bilmez ki anlasın. Kör bir insana denizi nasıl anlatırsın?

ÖFKELENİNCE NEDEN BAĞIRIRIZ?

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? ” diye tekrar sormuş.

Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “ Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.

Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.”

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : DİKKAT EDİN!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.