Hürses
16 Ekim 2019 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > Burnundan kıl aldırmamak!
Cafer AKSAY

Burnundan kıl aldırmamak!

22.12.2018 15:57 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

Burnundan kıl aldırmamak!

Değerli Dostlar; bu hafta sizlerle"burnundan kıl aldırmamak" konusunu paylaşalım istedim.

Burnundan kıl aldırmamak; en küçük bir eleştiriye bile dayanamayacak denli kendini büyük görmek, her yaptığını beğenmek, kendisine hiç söz söyletmemek, çok huysuz ve kibirli olmaktır.

Bazı insanlar bir anda gaye edindiği noktada bulabilirler kendilerini. Her iki durum da insanoğlu için birer imtihandır. Yokluk da varlık da¸ fakirlik de zenginlik de¸ ikbal (talih¸ mutluluk)de idbar (gözden düşme¸ talihsizlik) da.

Önemli yerlere gelen insanlar hakkında günlük hayatımızda çokça duyduğumuz sitemkâr sözler vardır:

-Âmir olduktan sonra yüzümüze bakmaz oldu.

-Milletvekili oldu¸ bizi tanımıyor şimdi.

-Zengin olduktan sonra bakışları bile değişti. Bizi unuttu. Artık selam bile vermiyor.

-Burnu havalarda…

Şüphesiz¸ önemli mevkilerde bulunan insanların¸ görevlerini adaletli bir şekilde icra etmeleri için¸ çevresiyle olan münasebetlerinde görevleriyle ilgili laubali davranış içinde bulunması beklenemez.

Göreviyle ilgili lakayt davranan memur¸ âmir¸ müdür¸ bakan¸ başbakan¸ cumhurbaşkanı zaafa düşmüş demektir. Bunların yaptıkları işlerden hayır beklemek¸ işlerini adaletle yaptığını düşünmek beyhudedir. Ancak beşerî münasebetlerinde gurur¸ kibir göstermeleri¸ mevkiinden dolayı¸ zenginliğinden ötürü kibre kapılmaları güzel bir davranış olmaz.

Büyüklük¸ azamet Allah'ın sıfatlarındandır. İnsan¸ saygınlığını ancak insanî¸ ahlâkî davranışları ile kazanabilir. Makamından dolayı etrafındaki dalkavukların şişirmesiyle kibirlenenler¸ bakarsınız ki burnu sürtülmüş¸ başı aşağılarda geziyor. Çünkü makam¸ mevki hiç kimseye ebediyen payidar değildir. Hiç kimse için daimî ikbal garantisi yoktur. İkbal de idbar da insan içindir. Bunun şuurunda olan insanlar hiçbir zaman bulundukları makamdan dolayı kibre kapılmazlar.

Meşhur olan şu hikaye bu durumu ne güzel dile getiriyor.

Zengin yaşlı bir adam bir sabah müthiş bir baş ağrısıyla uyanır, İlaç alır, geçmez. Bir iki gün bekler, ağrı devam eder. Doktor çağrılır. Doktor muayene eder, ağrının sebebini anlayamaz sadece ağrı kesiciler verip, gider. Fakat adamın baş ağrısı geçeceğine daha da artarak sürer. Baş ağrısının yanında gözleri de yaşarmaya baslar. Başka doktorlar çağrılır. Adam ağrıyı kesene servet vaat eder. Ama doktorların hiçbiri ağrıyı kesemediği gibi sebebini de bulamaz.

Baş ağrısından geceleri de uyuyamayan adam iyice kötüleşmiştir. Baş ağrısı ve devamlı gözyaşları hayatı çekilmez kılmıştır. Tedavi için yurtdışına da giderler, hastanede uzun bir süre kalır, çeşitli testler yaparlar bir türlü doktorlar teşhis koyamaz.

Memleketine evine dönmesini orada dinlenmesini daha doğrusu son günlerini evinde geçirmesi tavsiye edilir. Zengin adam ne yapalım kaderimiz böyleymiş deyip çaresiz evine döner.

Bir gün, yaşlı adam kendini iyi hissetsin diye eski berberi çağrılır. Berber yataktan kalkamayan yaşlı adamı tıraş ederken, adamcağız derdini anlatır ve ölümü beklediğini söyler. Berber bir an düşünür ve der ki;

– Sakın sizin burnunuzda kıl dönmüş olmasın.

Adamın burnunu kontrol eder;

– Hah işte! Kıl dönmüş. Sorun değil ben hallederim.

Deyip yaşlı adamın şaşkın bakışlarına aldırmaksızın çantasından cımbızı kaptığı gibi kılı çeker. Ev halkı yaşlı adamın müthiş çığlığıyla odaya koşar. Berber canı çok yanmış olan yaşlı adamın elinden zor alınır ve cımbızın ucunda tuttuğu yirmi santimlik kılla evden kovulur.

Adamın burnu kanlar içindedir. Pansumanlar yapılır, adam yatıştırılıp tekrar yatağına yatırılır. Ertesi sabah yaşlı adam aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır. Gözlerinin yaşarması geçmiştir. Baş ağrısından ise eser kalmamıştır. Dönen kılın sinire değip gittikçe uzayarak dayanılmaz ıstıraplara yol açtığını doktorlar ancak o zaman keşfeder. Çözümün bu kadar basit olabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Sapasağlam ayağa kalkan yaşlı adam, vaadini yerine getir. Berberi çağırtır ve ona bir servet bağışlar…

Burnundan kıl aldırmayanların başı çok ağrır…

Hayat akarken bazen büyük problemlerin çok basit çözümleri olabilir. Bu çözümlere ulaşmak için herkesi dinlemeyi bilmek, herkesin fikirlerine açık olmak gerekir.

 

Mükerrem Tollu 468x60
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.