Hürses
04 Temmuz 2020 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > Beklemeyi Bilmek!
Cafer AKSAY

Beklemeyi Bilmek!

28.01.2019 17:51 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

Beklemeyi Bilmek!

Değerli Dostlar bu hafta sizlerle "beklemeyi Bilmek, sabırlı olmak" kavramını paylaşalım istedim.

Toplum olarak sabırsız bir yapıya sahip olduk. İstiyoruz ki her istediğimiz hemen gerçekleşsin. Şöyle de diyebiliriz, aklımıza gelen hemen hayata geçsin. Oysa bazı işler zamanla gerçekleşir. Hani atalarımız demiş ya; " emeklemeden yürümez" diye. Biz emeklemeden koşmaya çalışıyoruz. Hatta bir adım ötesine geçerek uçmayı istiyoruz.

Sizlerde biliyorsunuz ki, hayatta her iş aklımıza gelince hemen gerçekleşmiyor. Diyelim ki, yeni dünya meyvesi yemek istiyoruz, daha önceden ağacı yetiştirmiş olsak dahi mevsimini beklememiz gerekir. Hava şartlarına göre birkaç gün önce veya sonra olabilir. Ülkemiz şartlarında Nisan ayı gibi yetişen yeni dünya meyvesini Aralık ayında ya da Eylül ayında dalından koparıp yeme şansımız yok.

Bekleyebilmek, aynı zamanda sabredebilmek anlamına gelir. Sabır, direnç, zor durumlar karşısında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusudur. Sabır duygusu, insanın öfkesini alır ve kişinin beklemesine, sakin davranmasına neden olur. 

Sabır boyun eğmek değildir. Sabır, mücadele etmektir.

Sabrınız gücünüzden daha çok şey başarır. ( Edmund Burke)

Üç şeyi kötü günlerinde dene, eşini, dostunu ve sabrını.

Ancak sabredenlere, mükafatları hesapsız olarak ödenecektir.  (Kur’an-ı Kerim)

Sabır, ağrıları dindiren acı bir ot gibidir. Hem can yakar hem de tedavi eder. (Mevlana)

Sabır, kuvvetin bir başka adıdır. (E. B. Browding)

Çalınan her kapı açılsaydı, ümidin, sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı.  (Mevlana)

Sabır suskunluk değil, işitilmeyen bir feryattır. Her kişinin değil, er kişinin harcıdır.

Sabır, erdemin cesaretidir.  (Bernard de Saint Pierre)

Kısmetini Beklemek 

Öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri. 

Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar, ta ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner. Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki: 

– Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı? 

– Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü, bizi bu kadar bekletmeye hakkı var mı? derler. 

Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini. 

– Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der, çeşmenin başında oyuna dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti, yoldaydı. Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin kısmetiniz kurnaya geldi, işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur, yoldaki kısmetinizi beklemiştir. 

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : Beklemeyi Bilmek!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.