Hürses
25 Mayıs 2020 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > BAYRAMLAŞALIM!
Cafer AKSAY

BAYRAMLAŞALIM!

24.06.2017 11:36 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

BAYRAMLAŞALIM!             

Sevgili dostlar; bir Ramazan Bayramını daha birlikte idrak ediyoruz. İnşallah her günümüz Bayram havası içinde geçer. Biliyorsunuz Bayramların bizim kültürümüzde ayrı bir yeri ve önemi var. Hani bir türkümüzde de geçiyor ya;

"Ver elini karlar dağlar aşalım, bayramlaşalım", dikkat ederseniz bir satırın içine neler sığdırmışız. Bayramlar bizim için birlik, beraberlik, huzur ve mutluluk demektir.

Bayramlar, birlik ve beraberliğimizin pekiştiği önemli günlerimizdendir. Aslında bayramın ilk amacı ibadet olarak düşünülse de ikinci ya da üçüncü anlamda bayramların önemi akrabalarımızla, eş ve dostlarımızla bir arada olduğumuz, hasret giderdiğimiz önemli günlerdir.

 Müslümanlar her yıl iki dini bayram kutlar: 1. Ramazan Bayramı, 2. Kurban Bayramı. Dini bayramlar, Milli bayramlardan farklı olarak ay takvimine göre düzenlendiğinden her yıl 10 gün erken gelirler. Bir insan ömründe (ortalama 70 yılda) dini bayramların bu dönüşümünü üç kere izleyebilir. Yani bir kışa, yaza veya baharlara gelen bayramları ömründe üç kere görebilir.

Ramazan Bayramı bir aylık bir oruç tutma döneminin sonunda kutlanan bir bayramdır. Ramazan ayı olarak tanımlanan bu döneme de çeşitli gelenekler eşlik etmektedir. Eskiden oruç tutanlar, hele gecelerin kısa olduğu yaz mevsimine rastlayan ramazanlarda uyumayıp sabaha karşı yenen sahur yemeğini beklerlerdi. Böyle olunca da gecenin teravih namazından sahur zamanı arasındaki süresi türlü eğlencelerle geçirilirdi. İstanbul'un Şehzadebaşı'nda Direkler arası, Çemberlitaş tarafında Divan yolu adeta bayram yeri görüntüsünü alırdı. Ramazan gecelerine özgü gösterilerin başında karagöz ve orta oyuna gelirdi. Taşra kasaba ve şehirlerinde de, evlerde düzenlenen toplantılarından başka, kahvehanelerde âşıklar çalıp söylerlerdi. Ramazan ayı boyunca kahvehane toplantılarında aşıklar saz ve türkü fasıllarından başka çoğu kez birkaç gece süren halk hikâyeleri anlatırlardı. Aşağıda; dini bayramlar, bayram günlerinin özellikleri, Müslümanlar açısından özel günler, dini bayramların önemi, bayram namazları hakkında bilgiler verilmiştir.

Bir adam Ramazan sohbetlerinde diliyle çokça cömertlikten söz ediyor, ama eliyle hiç de cömertlik yapmıyordu. İşte bu adam bir gün İbrahim Ethem'e rica etti:

 - Herkese nasihat ediyorsun, bana da nasihat et. İbrahim Ethem bu adama tek cümlelik nasihatini şöyle yaptı:

 - Sen açığı kapa, kapalıyı da aç sana yeter!

 Adam bir şey anlamamıştı. Mecburen sordu:

 - Açık nedir ki onu kapayayım, kapalı nedir ki onu da açayım?

 İbrahim Ethem kısaca anlattı:

 - Açık olan hep cömertlikten söz eden ağzındır, onu kapa. Kapalı olan da yoksula hiç açmadığın kesendir. Onu aç. Bu sana yeter!

 Düşünmeye başlayan hakperest adam, tebessüm ederek söylendi:

 - Vallahi bir doğru ancak bu kadar veciz söylenebilir!. Bu söz gerçeğin ta kendisidir! Bu güzel ikazdan sonra ben de hep cömertlikten söz eden çenemi kapıyor, yardım için hiç açmadığım kesemin ağzını açıyorum!

 

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : veli
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.