Hürses
25 Ağustos 2019 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > AFFEDEBİLMEK!
Cafer AKSAY

AFFEDEBİLMEK!

26.06.2019 08:54 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

AFFEDEBİLMEK!

Sevgili dostlar; bu hafta sizlerle af edebilmenin bir erdem olduğunu hatırlatarak, bu hususu paylaşalım istedim.

           Kim diyebilir ki, ben bu dünyada, kimseyi kırmadım ve kırılmadım? Birilerine kızıp, öfke duyup, darılıp, küstük beklide. İçimizde bunca yoğun duygudan sonra, öfke, kin, intikam alma gibi olumsuz duygular gelişti. İşte bütün bu olumsuz duygular bizi yaşadığımız anın zevkini çıkartmaktan, mutlu bir hayat sürmekten, sözün kısası daha kaliteli bir hayat için ileriye doğru bir adım atmaya engel olur.

          Affetmek olan biteni geride bırakmak, öfkeyi, yenip kin beslemeye son vermek demektir. Haklı olduğunuz konuda hissettiğiniz hıncın, kızgınlığın, cezalandırma arzularının yenilip, bunun üstüne zafer kazanarak, artık o kişiye öfke duymamaktır. Bu bir erdemdir. Öfke; bizim hayatı mutlu bir şekilde yaşamaktan alı koyar.

            Affetmek, bir hatayı, yapılmış bir hakareti ya da hareketi ortadan kaldırmaz. Geçmişte yaşadığımız deneyimleri unutmamıza neden olmaz, bu deneyimler ilerde bizim aynı hatalara düşmemize engel olan, acı ama güzel derslerdir. Affederek bizi üzen, öfkemizin dev dalgalar gibi büyümesine sebep olan kişinin, davranışlarını onaylamak değildir. Yapılmış olanların kabul edilebilir ya da önemsiz olduğu anlamını da içermez. Hele bir fedakârlık hiç değildir. Eğer bizi üzen, inciten kişiye, bir maske takarak sanki bir şey yokmuşçasına ya da tepkisiz kalarak davranıyorsak ve ilişkimizi devam ettiriyorsak, bu gerçek anlamda bir af ediş olmadığı gibi, kişinin kendine olan dürüstlüğüne de engel teşkil etmektedir. Burada gerçek duygularımızı geçici bir süre için örtmüş oluruz. Hayattan artık zevk almıyoruzdur çünkü sahte duygular sergilemekteyizdir. Kızgınlığımız onun en zayıf anında ortaya çıkabilir ve öç alabilmek için acımasız davranışlar sergileyebiliriz.

          Birisini affetmek, bizi üzen kişinin borcunu iptal etmektir. Eğer birini af etmeyi ret ediyorsak bu hala o kişiden bir beklentimiz olduğunu, bir şeyler istediğimizi gösterir, bu bir öfkeden sonra almak istediğiniz bir intikam dahi olsa, bizi sonsuza dek ona bağlı kılar. En iyisi, yapacak bir şeyleri olmayan, buna gücü yetmeyen bu kişileri af etmektir. Bu sizin asla gerçekleşmeyecek olan beklentilerinizi ortadan kaldırarak içinizi yakan, çekmekte olduğunuz acının da sona ermesi anlamına gelmektedir. Gerçek gücümüzü geri kazanmak, hatalarımızdan pay almaktır.

            Bu hususu çok güzel bir hikaye ile pekiştirelim isterseniz.

        Lisede öğretmen derse gelir ve öğrencilerine bir teklife bulunur:
“Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?’

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. 

"O zaman" der öğretmen : "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" 

Öğrenciler bunu da yaparlar. 

"Şimdi yarınki ödevlerinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" 

Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdı. 

Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: 

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını patatesin üzerine yazıp torbaya koyun." 

Bazı öğrenciler üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzını kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine: 

"Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: 
"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde hep yanınızda olacaktır.' 
Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar: 
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." 
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, hem yorulduk." 
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: 
"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir iyilik olarak düşünüyoruz. “Hâlbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.”
            Buyurun; hepimiz önce kendimize bir iyilik yapalım ve birtakım yüklerden kurtulalım.

 

Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : AFFEDEBİLMEK!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.